Dişler De Yaşlanır Mı? İlerleyen Yaşın Ağız Ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri Nasıldır?

Randevu Al
Ağız ve diş sağlığı hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için Dentrum Diş Kliniği'nin web sitesini ziyaret edebilir, siteyi güvenilir kaynaklarınız arasına ekleyebilirsiniz.
Dişler De Yaşlanır Mı? İlerleyen Yaşın Ağız Ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri Nasıldır?

Yaşımız ilerledikçe vücudumuzun geri kalanında olduğu gibi ağız ve dişlerimizde de bazı değişiklikler yaşanır. Dişlerin rengi koyulaşmaya, diş mineleri aşınmaya, diş etleri çekilmeye başlar. Ağız kuruluğu artar, çekilen diş etlerinin sonucunda açığa çıkan kök yüzeylerde çürük gelişme riski artar. Fakat diş kaybı yaşlanmanın doğal ve önlenemez bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir.

Düzenli ve etkili ağız bakımı uygulayarak, dengeli ve sağlıklı beslenerek ve rutin diş hekimi randevularını aksatmayarak ilerleyen yaşlarda bile sağlıklı dişlere sahip olmak mümkündür. Yaşlandıkça ağız ve diş yapımızda meydana gelen değişiklikleri bilmek, muhtemel problemleri erkenden fark etmemizi sağlar. Adana’da hastalarına hizmet veren Özel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Dentrum dişlerdeki yaşlanma sürecini, yaşlanmanın ağız ve dişler üzerindeki etkilerini ve bunlardan korunma yollarını sizler için anlattı.

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Bu özet yapay zekâ tarafından üretilir, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kesin bilgi için hekiminize danışın.

Dişler Yaşlanır Mı?

Dişler yaşlanır mı sorusunu kısaca cevaplamamız gerekirse; evet, yaşlandıkça diş dokularında da bazı değişimler yaşanır Uzun yıllar boyunca asitli yiyecek ve içeceklere maruz kalmak, sıcak ve soğuk değişimleri, çiğneme fonksiyonu, ağız bakımı ve hijyeni gibi çok sayıda faktör dişleri zamanla yapısal olarak etkiler.

Özellikle diş minelerinin yıllar içerisinde aşınması sonucunda minenin altında bulunan dentin tabakası açığa çıkar. Bunun sonucunda yaşlandıkça dişler daha sarı ve koyu bir renge bürünebilir. Ayrıca yıllar içerisinde çay, kahve, şarap ve tütün ürünlerinin yoğun şekilde kullanılması, ağız hijyeninin yeterince sağlanamaması ve bazı ilaçlar da dişlerde renklenmelere neden olabilir.

Özetle yaşlandıkça dişlerimizde meydana gelen her türlü değişikliği sadece yaşlanmaya bağlamak yanlıştır. Yaş sadece mevcut risk faktörlerine eklenen yeni bir risk unsuru olarak görülmelidir.

Yaşlanmanın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Yaşımız ilerledikçe ağız ve diş sağlığı üzerinde çok sayıda değişiklik meydana gelir. Bunlar arasında diş eti çekilmesi, diş aşınması, kök yüzey çürükleri, ağız kuruluğu ve diş kayıpları bulunur.

Diş etlerinin çekilmesi ile birlikte normal koşullarda diş eti tarafından çevrelenip korunan kök yüzeyler açığa çıkar. Açığa çıkan kök yüzeyler diş minesine kıyasla çürük tehlikesine karşı daha hassas ve savunmasızdır. Bu yüzden ileri yaşlarda kök yüzey çürüklerinin örülme riski artar. Bu nedenle ileri yaşlardaki en önemli diş sağlığı sorunlarından biri periodontal hastalıklardır. İleri yaştaki kişilerde diş kayıpları artış gösterir. Bu kayıpların büyük bir bölümü diş eti hastalıkları ile ilişkilidir.

Ağız Kuruluğu Neden Önemlidir?

İlerleyen yaşla birlikte gelen en önemli değişimlerden biri ağız kuruluğudur. Ancak her ağız kuruluğu yaşlanmanın kendisinden kaynaklanmaz. Kullanmamız gereken bazı ilaçlar, sıvı alımının yetersiz kalması, bir takım sistemik hastalıklar ve bazı tıbbi tedavilerin sonucunda da ağız kuruluğu meydana gelebilir.

Tükürük salgısı ağız dokularının nemli kalmasını sağlar ve bu şekilde dişlerin korunması için hayati bir rol üstlenir. Tükürük sıvısının azalması sonucunda ağız içi enfeksiyonlar, çürük, konuşma ve yutma güçlüğü gibi sorunlara karşı zemin hazırlanır. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar 60 yaş ve üzeri kişilerde ağız kuruluğu görülme oranının yaklaşık üçte bir oranında olduğunu göstermektedir. Ancak unutmamak gerekir ki yaşlanma doğrudan ağız kuruluğuna neden olmaz. Tüketilen sıvı miktarını arttırarak ağız kuruluğunun yol açacağı sorunlara karşı kendimizi koruyabiliriz.

Diş Kaybı Yaşlanmanın Kaçınılmaz Bir Sonucu Mudur?

Hayır, yaşımız ilerleyince kesin olarak dişlerimizi kaybederiz diye bir kural yoktur. İleri yaştaki bireylerde diş kayıplarının daha çok görülmesi diş eti hastalıkları, yetersiz ağız hijyeni, sigara kullanımı, tedavi edilmeyen çürükler ve bazı sistemik hastalıklarla ilişkilidir.

Bu noktada diş kayıplarını sadece estetik bir problem olarak görmek doğru olmaz. Kaybedilen dişler, çiğneme ve konuşma fonksiyonlarına da zarar verir. Bununla birlikte bazı beslenme problemleri de yaşanır. Bu yüzden “yaşlanınca diş kayıpları normaldir” diye düşünülmemeli, doğal dişleri olabildiğince korumaya özen gösterilmelidir.

İleri Yaşlarda Ağız ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Ağız bakımı ve hijyenini sağlamak her yaşta ağız ve diş sağlığını korumak için en önemli adımdır. Dişleri her gün en az iki defa florürlü diş macunu kullanarak fırçalamalı, diş ipi ve ara yüz fırçaları kullanarak diş aralarındaki plak ve besin artıklarını temizlemelisiniz. Bunun yanı sıra rutin diş hekimi randevularını aksatmamalı ve muhtemel problemleri erkenden fark edip koruyucu diş hekimliği uygulamalarından faydalanmalısınız.

Eğer ağız kuruluğu yaşıyorsanız, yeterli miktarda sıvı tüketmeli, hatta şekersiz sakız çiğneyerek tükürük akışını desteklemelisiniz. Ağız kuruluğuna yol açan bir ilaç kullanmanız gerekiyorsa bu durumu diş hekiminizle paylaşmalı ve ağız kuruluğunu telafi etmek için tavsiyeler almalısınız.

Yaş ilerledikçe diş etlerinde kanamalar, çiğneme esnasında ağrı, dişlerde sağlanma ve sık sık tekrar eden ağız yaraları gibi sorunlarla karşılaşıyorsanız diş hekiminize başvurmalısınız.  

Yaşlanan Dişlere En Büyük Destek: Düzenli Kontrol

Yaşımız ilerledikçe, ağız ve diş sağlığı konusunda daha dikkatli ve bilinçli hareket etmemiz gerekir. Bu dönemde kişiye özel bir yaklaşım benimsenmelidir. Çünkü ilerleyen yaşlarda kullandığımız ilaçlar, başka hastalıklar, hareket kabiliyeti, beslenme düzeni ve kullanılan diş protezleri ağız sağlığını etkileyebilir.

Dişler De Yaşlanır Mı? İlerleyen Yaşın Ağız Ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri Nasıldır? Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Diş minesinin aşınmasının ardından altında yer alan dentin dokusu görünür hale gelir. Dentin tabakası renklenmeye karşı diş minesinden daha savunmasızdır. Bunun üzerine çay, kahve, şarap, sigara gibi boyayıcı etkenler ve yetersiz ağız hijyeni de eklenince dişlerde sararmalar görülmeye başlar.

Hayır, yaşımız ilerledikçe diş kaybı yaşama riskimiz artar ancak bu diş kayıplarının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez. Diş eti hastalıkları ve çürükler erkenden tespit edilip tedavi altına alındığında doğal dişleri korumak mümkündür.

Kullanılan ilaçlar, yeterince sıvı tüketmemek, bazı hastalıklar ağız kuruluğuna yol açabilir. Yani ağız kuruluğunu yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirmemek gerekir.

Evet, özellikle diş etleri çekilmeye başladığında kök yüzeyleri açığa çıkar. Ağız kuruluğu ve kök yüzeylerin açığa çıkması çürük riskini arttıran bir durumdur.

Yaş aldıkça diş eti çekilmeleri görülebilir. Fakat bariz bir çekilme, kanama ya da dişlerde sallanma gibi sorunlar normal kabul edilerek ihmal edilmemeli, muhakkak diş hekimine başvurulmalıdır.

Protez kullanan kişiler, düzenli olarak protez temizliği yapmalıdır. Ağız dokularında ağrı hissettiğinde, proteze dair uyum sorunları yaşadığında derhal diş hekimine başvurulmalıdır. Unutmamak gerekir ki kilo değişimleri de hareketli protezlerin ağız ile uyumunu etkileyebilmektedir.

İlerleyen yaşlarda ağız ve diş sağlığına daha büyük özen göstermek gerekir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ile diş çürükleri, protez problemleri, ağız kuruluğu ve diş eti hastalıkları gibi durumlar erkenden fark edilebilir. Bu sayede problemler erkenden tedavi edilir ve kişinin yaşam kalitesi korunabilir.

Benzer Haberler

WhatsApp Randevu Al